top of page
Ara


Öykü- Sibel Oğuz- Dört Taş
Günün birinde biri çıkıp yeşile beyaz diyecek. Beyaza şüpheyle bakmayı öğreneceğim. Sonra senin sözlerin düşecek aklıma. "Giderken şapkanı unutma..." Cebinden taşları çıkarıp masanın üzerine koyuyorsun. Şekilsiz, düzensiz; kenarları keskin. “Hadi otur,” diyorsun. Masanın bir ayağı boşlukta, diğer üçü sağlam. Karşılıklı oturuyoruz. Güneş ikimizi ortadan bölüyor. Eğilmiş masanın altından parçalarımızı topluyorum. Ellerim gözlerinin bataklığına düşüyor. Beni içine çekiyorsun. Ne
İshakEdebiyat
3 saat önce


Öykü- Hüseyin Sefa Ak- Çürük Balık
Diriliği ve iriliğiyle dikkat çeken ihtiyar, üç yerinden bıçaklanarak öldürülen Süleyman Gümüş’ü defnetmek üzere, tabuttan büyük bir özenle çıkardı. Gümüş öylesine güzel kefenlenmişti ki, kefen sanki bu ölüyü sevmiş, onu canı gibi sarıp sarmalamıştı. İhtiyarın bu dikkatli ve ince çalışma tarzı, “kutu açılımı” yapan internet şöhretinin ihtimamını andırıyordu. Ne var ki bu “açılım”, ölünün ayrıntılı bir açıklamasını ya da tanıtımını içermiyordu. Açılımı ihtiyar yaptı; açıklamas
İshakEdebiyat
1 gün önce
İshak Edebiyat
bottom of page
