top of page
Ara


Öykü- Fatih Bıçak- Bu Durağın İsmi Neden Sultan Kız Durağı Bilir Misin?
Abbas Dede'nin vefat haberinden sonra çarçabuk hazırlanıp ilk uçakla Erzurum’a oradan otobüsle Kars’a, hemen ardından da Abbas Dede'nin köyüne varmışlardı. Talihsizlik bu ya, geldikleri günden bu yana kar dur durak bilmeden yağmıştı bütün köyün üstüne. Evlat olarak vazifesini yerine getiren Ali; bütün cenaze merasimi tamamlandıktan sonra üç gün boyunca süregelen taziyeleri kabul etmiş, artık gitmek için hazırlık yaparken kar yerini tipiye bırakmıştı. Hal böyle olunca gözün gö

İshakEdebiyat
19 dakika önce


Öykü- Engin Sevinç- Fragman
“Sakalın mı çıktı lan senin?” Elini yüzüne götürdü. “Yok kaptan,” dedi. Deniz kokuyordu. Motor seslerinden martılar uçuşuyor, pervane oluyorlardı. Köse İbrahim elini yüzünde gezdiriyordu. Salih kaptanla yeniden göz göze gelince denizi bile susturup yutkundu. “Bana bak ulan! Yoksa sen İtalyan mısın?” “Hayır kaptan!” Salih kaptan içeriye, dümenin başına geçti. Sağ elinde uzunca bir fitil, ucu kızararak duruyordu. Elinin başparmağı yoktu. “Bir gün Eski Liman’da dolaşıyorum, bili

İshakEdebiyat
1 gün önce


Öykü- Zeynep Öztekin Yıldırım- Memento Mori
Her sabah yaptığı gibi Café de la Nouvelle-Athènes’de yerini aldı. Resim defterini ve pastel boyalarını yerleştirip, ilk müşterisini beklemeye koyuldu. O sırada köşedeki masaya genç bir kadın oturdu. İhtiyar adam, tam aradığı gibi birini bulmanın coşkusuyla çizmeye başladı. O, kalkıp gitmeden resmi bitirmeliydi. Henüz doğum yapmış bir sokak kedisinin yorgunluğu ve bıkkınlığı vardı üzerinde. Yüzünü güneşe verdi, gülümsedi, kaslı bacaklarını kırmızı kabarık eteğinin altından o

İshakEdebiyat
2 gün önce


Öykü- Bekir Dadır- Masal Koridoru
Ona ulaşmak için yedi demir kapı ve bir de göz taramasından geçiyor ardından iki kat yukarı çıkıyordum. Demir kapılar kafes sistemiyle çalışıyormuş, bir kapı kapanmadan diğeri açılmıyormuş. Kapılar arasındaki yolculuk sonsuz bir girdaba işaret ediyordu. Burada zamanın çatlağını bulmuştum, zaman burada kırılmış ve kırıldığı yerden içeridekileri çatlağından sarkıtmış, onları ince bir iple anlara ve silik bir geleceğe bağlamıştı. Uzun koridorlar sağlı sollu ince ve küçük korido

İshakEdebiyat
3 gün önce


Öykü- Özlem Arslan Oskan- İmam 3XL
“Beden neydi hocam sizin?” “İks larç” “Hocam yanlış anlamayın ama iks larç size olmaz, iki iks larç bakalım.” “Eeee, bakalım.” Müftülükte görevli Ramazan, masanın üzerine yığılmış paketlerin içinden aradığını el çabukluğu ile buldu. Şeffaf paketi tek harekette açıp içinden çıkan cüppeyi bir gelinlikmişçesine Sabri’nin önüne döktü. Seri hareketlerle arkasına geçip ahşap tabureyi altına çekti ve Sabri’nin kollarını geçirmesine yardım etti. Aynı çeviklikle önüne geçip kumaşı omu

İshakEdebiyat
5 gün önce


Öykü- Resul Özmen- Gördüğüm Hiçbir Şeyi Yazmayacağım
Gece, daha önce görmediğim yahut fark etmediğim ürkütücü bulutlarla bezenmiş kara bir çarşaftı. Mecbur kalmadıkça kimsenin durmayacağı bu dinlenme tesisinde demli çayımı yudumlarken ne için yola çıktığımı neden burada olduğumu unutmuş halde acı çayın keyfini çıkarıyordum. Birazdan bir otobüs tesise girecek çay içtiğim masanın karşısına yanaşacaktı. Uykulu insanlar gözlerini ovuşturarak otobüs basamaklarını inerken bazıları ziyadesiyle sıkışmış olacak ki tuvalet levhasının old

İshakEdebiyat
6 gün önce


Öykü- Fahri Canbaz- Yürüyüş
Gürültülü bir caddeydi. Kalabalık kaldırım köşelerinin birinde durdum. Cadde boyunca yürüyen insanlar, zar zor hareket eden arabalar, sokağın kenarına zorla sıkıştırılmış mağazalar ve bir panik havası İçinde yanan kırmızı ışıklar arasında beklerken bir an için nereye gideceğimi unuttum. Beni nereye götüreceğini bilmediğim caddeden uzaklaştım. Artık nereye gideceğini bilmeyen birisi gibi değil de daha çok neyi beklediğini bilmeyen birisi gibi kaldırımın uzak köşesinde beklemey

İshakEdebiyat
15 Tem


Öykü- Murat Boğurcu- Vaatler Bankası
Vaatler Bankası’nda altı yıldır çalışıyordum. Son bir yıldır veznedardım. Bu göreve getirilmem öyle kolay olmamıştı. Sınavlar, mülakatlar, güvenlik soruşturmaları… Hatta mahallemizdeki bakkala kadar sorulmuştu. “Nasıl biridir?” demişlerdi. Sanki bankanın kasasına değil de devlet sırrına emanet edilecektim. Bankanın girişinde büyük bir tabela vardı. Altın harflerle yazılıydı: “Vaatler Bankası: Geleceğinize söz veriyoruz.” Her sabah içeri girerken o yazıyı görürdüm. İnsanlara v

İshakEdebiyat
14 Tem


Öykü- Neslihan Dudderidge - Güller ve Dudaklar
Sonunda öldürdüm seni. Öyle işkence yaparak filan değil. Tertemiz ve kaşla göz arasında. Karabasanlarında, bir gün ecelinle değil de bir başkası, sapık bir seri katil tarafından öldürülme ihtimalini düşünüp düşünmediğini bilemeden hiç. Taşlar yerine oturdu. Bir klik sesi duymuş gibi oldum işim bittiğinde. İnsana neredeyse oh dedirtecek bir ferahlık hissi. Sevdiği bir şarkıyı söylemeye başlatacak o neşeli itki gelir yerleşir ya insanın dilinin ucuna, öyle. İşin aslı, o kısacık

İshakEdebiyat
12 Tem


Öykü- Elif Demirdelen- Büyükannenin Vitrini
“Çiçekçi bana bir gül ver Sevgilime değil, bir ölü için” Ahmet Erhan Evden çıkıyorum. Bugün cuma! Ziyarete gelenler olur. Çiçeklerim satılır. Yürüyorum. Ocağı kapattım mı? On kere baktım. Yürüyorum. Lodosun esintileriyle oluşan toz, yaprak, çöp yumağıyla dolu küçük bir hortum yüzüme vuruyor. Hapşı

İshakEdebiyat
10 Tem
İshak Edebiyat
bottom of page
